BAŞKENT OSB’DE HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİNİN DE KATILDIĞI UR-GE PROJESİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI DÜZENLENDİ [26.02.2015]

Güncelleme:26 Şubat 2015

Ekonomi Bakanlığı’nın %75 oranında desteklediği Uluslararası Rekabeti Geliştirme projesi başvurusu kabul edilen Başkent OSB Makine ve Malzeme Teknolojileri Kümesi ilk hedefi olan ihtiyaç analizi ile ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Başkent Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen Makine & Malzeme Teknolojileri Kümesi İhtiyaç Analizi Bilgilendirme toplantısına 22 firma katıldı. Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyelerinin ve TTGV uzmanlarının da hazır bulunduğu toplantıya ilgi yüksekti. Firmalara bilgilendirme amaçlı dokümanlar dağıtıldı. İhtiyaç analizini yapacak olan TTGV Vakfı,  HT-TTM kuruluşu ve Makine & Malzeme Teknolojileri Küme Koordinatörü Selami Babacan ayrı ayrı sunumlar yaptı.

Oturum Başkanlığını Başkent OSB Denetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda küme kurucular kurulu üyesi Ahmet Zeki TOPDEMİR’in yaptığı toplantıya Bölge Müdürü İsmet ÜSTÜNDAĞ ve Bölge Müdür Yardımcısı Sevda GÜVENÇ’de katıldı. Bölge Müdürü İsmet Üstündağ yaptığı açış konuşmasında 1,5 yıla yakın bir zamandır çalışmaları yapılan projenin uygulamaya dönüştürülmesinden duyduğu mutluluğu dile getirerek, küme üyelerine başarı dileklerini iletti.

Hedef: İhracat

Karşılıklı fikir alış-verişinde bulunan küme üyeleri arasında sinerji oluşturuldu. Firmaların ortak karar alabilecekleri, yönetimde söz sahibi olacakları bir çalışma yöntemi seçen Makine & Malzeme Teknolojileri Kümesi; fayda maksimizasyonu sağlayarak, dünya firmalarıyla rekabetlerini güçlendirerek ihracat paylarını artırmayı hedefliyor.

ANKARA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ŞUBE MÜDÜRLERİ BÖLGEMİZDE İNCELEMELERDE BULUNDU [10.02.2015]

Güncelleme:10 Şubat 2015

Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü Hayat Boyu Öğrenme Şubesi Müdürü Ahmet PALA, Mesleki ve Teknik Eğitim Şubesi Müdürü Hüseyin ÜNLÜ, Hukuk İşleri Şubesi Müdürü Halil İbrahim KAHRAMAN 10.02.2015 tarihinde bölgemizi ziyaret ederek eğitim yapılanmaları hakkında bilgi aldılar. Bölge Müdürü İsmet Üstündağ ve Bölge Müdür Yardımcısı Sevda Güvenç’in karşıladığı şube müdürleri, Meslek Yüksek Okulu inşaatı ile Mesleki Eğitim Merkezi  inşaatında da incelemeler yaparak,  2015 -2016 öğretim yılından itibaren mesleki eğitim merkezinin faaliyete geçebilmesi için gerekli görevlendirmelerin en kısa sürede yapılacağını ifade ettiler.

İdari binamızda Bölgemizin tanıtım Filmini izleyip, kısaca bilgi alan heyet misafirperverliklerinden dolayı Bölge Müdürümüze teşekkürlerini ileterek Bölgemizden ayrıldılar.

BİLİM SANAYİ VE TEKNOLOJİ İL MÜDÜRÜ’NDEN BÖLGE MÜDÜRÜMÜZE TEŞEKKÜR BELGESİ [09.02.2015]

Güncelleme:09 Şubat 2015

Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Adnan Vural ÖRSDEMİR ve Şube Müdürü Binbaşar KARADENİZ 09.02.2015 tarihinde Bölgemizi ziyaret ettiler. Bölge Müdürümüz İsmet ÜSTÜNDAĞ ve Bölge Müdür Yardımcımız Sevda GÜVENÇ tarafından karşılandılar.

İl Müdürü Adnan Vural ÖRSDEMİR; İl Müdürlüğü ile ilgili çalışmalarda verdikleri desteklerden ve görevlerinde gösterdikleri başarılarından  dolayı Bölge Müdürümüz İsmet ÜSTÜNDAĞ’a, Bölge Müdür Yardımcımız Sevda GÜVENÇ’e ve Bölge Müdürü Asistanımız Tuğçe GİRİNTİLİ’ye teşekkür belgesi vererek, Bölgemize olan memnuniyetlerini belirtti.

MİLAS KAYMAKAMI, BELEDİYE VE TİCARET ODASI BAŞKANI BÖLGEMİZİ ZİYARET ETTİLER [28.01.2015]

Güncelleme:28 Ocak 2015

Muğla Milas Kaymakamı Fuat GÜLER, Belediye Başkanı Muhammet TOKAT ve Ticaret Odası Başkanı Reşit ÖZER,   28.01.2015  tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın referansı ile Milas’ta kurulacak Organize Sanayi Bölgesi için, rol model belirlemek  amacıyla Bölgemizi ziyaret ettiler.

Milas Kaymakamı Fuat GÜLER ve beraberindeki heyeti, Bölge Müdürü İsmet Üstündağ ve Bölge Müdür Yardımcısı Sevda Güvenç karşıladı. Başkent OSB’yi rol model olarak belirmek amacıyla bölgede detaylı incelemelerde bulunan heyet Başkent OSB ‘nin kuruluşu, yapılaşması ve yönetim şekli hakkında bilgi aldıktan sonra bölge binamızı da gezerek notlar aldılar. Ardından sorulan soruları yanıtlayan Bölge Müdürümüz İsmet ÜSTÜNDAĞ ile birlikte Bölgemizi dolaşmak üzere idari binamızdan ayrıldılar.

KALİTEMİZİ BELGELEDİK [29.12.2014]

Güncelleme:29 Aralık 2014

Ankara sanayisinin başkenti konumundaki Başkent Organize Sanayi Bölgesi kalitesini ISO 9001:2008 ile belgeledi. Başkent OSB, 2014 yılı hedefleri arasında yer alan ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi belgesini, İris Danışmanlık Eğitim firması rehberliğinde tamamlayarak, 14.01.2015 tarihinde Alberk Qa Belgelendirme firması adına İsmail YÜCEL’den teslim aldı.

Bundan sonraki hedef ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve TS 18001 OHSAS İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri belgelerinin alınmasıdır.

BAŞKENT OSB’DEN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENEL SEKRETER YARDIMCISI YUNUS ALUÇ’A ZİYARET [29.12.2014]

Güncelleme:29 Aralık 2014

Başkent  OSB Başkan Vekili Cavat Kömürcü, Denetim Kurulu Üyesi Sırrı Yetkin ve Bölge Müdürü İsmet Üstündağ, Başkent OSB’yi Eskişehir Yolu’na bağlayan 6 kilometrelik yolun son durumu hakkında bilgi almak için 29.12.2015 tarihinde  Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Yunus Aluç ile Vedat Üçpınar’ı ziyaret ettiler.

Aluç, söz konusu yolun yapımına mart 2015 tarihinde başlanacağını açıklayarak, bölgede kadastro yenileme çalışmalarının tamamlandığını, Ocak 2015′te belediye encümeninde görüşülmesinin ardından, mart ayında yolun yapımına başlanabileceğini söyledi.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR.SÜLEYMAN BÜYÜKBERBER BÖLGEMİZİ ZİYARET ETTİ [23.12.2014]

Güncelleme:23 Aralık 2014

Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Türker, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Şahin ve Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Abdulmecit Güldaş 23.12.2014 tarihinde Bölgemizi ziyaret ettiler. Gazi Üniversitesi heyetine ev sahipliği yapan Başkent OSB Başkanı Şadi Türk, Başkanvekili Cavat Kömürcü, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Ergin ve Kamil Sunal, Denetim Kurulu Üyeleri Sırrı Yetkin ve Ahmet Zeki Topdemir, Başkent OSB Hukuk Danışmanı Av. Abidin Şahin, Bölge Müdürü İsmet Üstündağ ve Bölge Müdür Yardımcısı Sevda Güvenç konuk heyetle birlikte Başkent OSB Teknik Bilimler Yüksek Okulu binalarını gezdiler. Rektör Prof. Dr. Büyükberber başkanlığındaki heyet, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş MYO’nun okul binası karşısında hayranlıklarını gizleyemediler.
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber, önümüzdeki akademik yılda 4 bölümle eğitim öğretime başlayacak olan Başkent OSB Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu’nda, sanayicinin yetişmiş personel ihtiyacını karşılayacak farklı bir eğitim uygulayacaklarını bildirdi.

Başkent OSB Başkanı Şadi Türk, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu Üyeleriyle birlikte Rektör Prof. Dr. Süleyman Büyükberber’in başkanlığında gelen Gazi Üniversitesi heyetini daha sonra bölge idare binasında ağırladılar.

BAŞKENT OSB KATILIMCILARINA “İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATI MEVZUAT BİLGİLENDİRME TOPLANTISI” GERÇEKLEŞTİRİLDİ [23.12.2014]

Güncelleme:23 Aralık 2014

İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatı Mevzuat Bilgilendirme Toplantısı 23.12.2014 tarihinde Başkent OSB Bölge Müdürlüğü İdari Binasında gerçekleştirildi.

Başkent OSB Başkanı Şadi Türk, bölge katılımcısı firmalara yönelik yapılan iş yeri açma ve çalışma ruhsatı mevzuatı konusunda bilgilendirme toplantısında, “Her türlü iş ve işlemlerinde işletmecilerimizin yanındayız” dedi.

Başkent OSB Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Sunal, bilgilendirme toplantısında, bölge katılımcısı firmaların temsilcilerine görsel sunum eşliğinde, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı mevzuatı konusunda ayrıntılı bilgi verdi.

TOPLANTIDA GÖSTERİLEN SUNUM

BAŞKENT OSB KATILIMCILARINA DIŞ TİCARET EĞİTİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ. [03.12.2014]

Güncelleme:03 Aralık 2014

Başkent OSB Eğitim birimi, Türk Ekonomi Bankası (TEB), Hacettepe Teknoloji Transfer Merkezi işbirliği ile küresel piyasalardaki rekabet gücünü arttırmak amacı ile bölge katılımcısı firmalara dış ticaret eğitimi verdi.

Başkent OSB Eğitim birimi, Türk Ekonomi Bankası (TEB), Hacettepe Teknoloji Transfer Merkezi işbirliği ile küresel piyasalardaki rekabet gücünü arttırmak amacı ile 03.12.2014 tarihinde bölge katılımcısı firma temsilcilerine dış ticaret eğitimi verdi.

Başkent OSB Bölge Müdürü İsmet Üstündağ’ın açılış konuşmasının ardından, bölge katılımcısı firmaların temsilcilerine eğitim veren TEB Dış Ticaret Uzmanı Özdil Üçöz, yaptığı sunumda Ankara’nın dış ticaret potansiyelinin çok fazla olduğuna dikkati çekerken, “Girişimci olup da bilgi yetersizliğinden yanlış adımlar atanlar olabiliyor. Amacımız burada size dış ticaretle ilgili her türlü bilgiyi vermek” dedi.

Başkent OSB yönetimi, dış ticaret eğitim programına katılan firma temsilcilerine katılım belgesi verdi.

Eğitimde gösterilen sunum

BAŞKENT OSB TEMİZ ÜRETİM VE ENDÜSTRİYEL SİMBİYOZ PROJESİNE HAZIR (19.11.2014)

Güncelleme:19 Kasım 2014

“Geleceğin Sanayi Kenti” sloganıyla yola çıkan Başkent OSB, Ankara sanayindeki öncü girişimlerinin yanı sıra alanındaki her türlü gelişmeyi ve yeniliğe de yakından izliyor.

Başkent OSB Bölge Müdürlüğü, Ankara sanayisine 45 milyon lira mali ve teknik kaynak kullandıran ve ekonomik faydaların sosyal faydalara çevrilmesine önem veren Ankara Kalkınma Ajansı’nın “Temiz Üretim ve Endüstriyel Simbiyoz Projesinin” tanıtımına ev sahipliği yaparak, girişimcilerinin bilgilenmesini sağladı.

Başkent OSB Bölge Müdürü İsmet Üstündağ’ın açış konuşmasıyla başlayan bilgilendirme toplantısında konunun uzmanları, düşük yatırımlı ve kolay uygulanabilir yöntemlerle işletmelerde kullanılan malzeme, su ve enerji miktarının en aza indirilmesi; bunun yanı sıra atık oluşumunun azaltılması ve oluşan atıkların ekonomik kazanıma dönüştürülmesi konusunda sektörel bilgiler verirken, temiz üretim ve endüstriyel simbiyoz alanlarında başarılı dünya ve Türkiye örneklerini de anlattılar.

Prof. Dr. Göksel Demirer: Tasarruf rekabet avantajı sağlar

Sektörel Temiz Üretim Uygulamaları konusunda ilk sözü alan ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Demirer, çevresel etki yaratmayan herhangi bir insani etkinliğin olmadığını dile getirdiği konuşmasında, “Sabah arabamıza binerken de bir çevresel etkinlik yaratıyoruz, bir metal parçası ürettiğimizde ya da her gün 25 bin öğrencinin gelip gittiği bir kampus de çevreyi kirletiyoruz” dedi.

Başta su olmak üzere doğal kaynaklarda ciddi azalma olduğunu ve bunun da kaynakların verimsiz kullanılmasından kaynaklandığını belirten Demirer, “Biz kaynaklarımızı daha verimli kullanmalıyız. Ürüne dönüşemeyen maddeye biz atık diyoruz, dolayısıyla bir madde yüzde 70 ürüne dönüşüyorsa, yüzde 30 atık oluyor. Önemli olan ürünü yüzde 80’e çıkarırken, atığı da yüzde 20’yi düşürmektir” diye konuştu.

Konuşmasında 2 gramlık bir çipin üretimini örnek gösteren Demirer, şöyle konuştu:

“2 Gramlık çip için 700 gram gaz, 72 gram kimyasal, 1.6 Kg fosil yakıt, 15.6 Kwh/saat enerji, 32 litre su harcanırken bol miktarda katı atık, hava emisyonu ve yine 32 litre atık su söz konusu. Ürünün kendisinden ve kalitesinden ödün vermeden girdileri ve çıktıları azaltmamız gerekiyor. Yirmi yıl öncesi kullanılan ev telefonları 2.5 kilogram iken bugün 100 gram civarındadır. Demek ki bu olabiliyor.”

Avrupa’da yüzde 75’e varan kaynak ve enerji tasarrufunun artık mümkün olduğuna dikkati çeken Demirer, “Su tasarrufunuzu yüzde 10 azaltabildiğiniz koşulda, enerji giderlerinizi yüzde 5 azaltabildiğiniz ve hammadde tüketimini yüzde 15 azaltabildiğiniz koşulda, bu size ciddi bir rekabet avantajı sağlıyor” şeklinde konuştu.

Göksel Demirer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çevreyi unuttuk, insan sağlığını unuttuk, firma imajını unuttuk diyelim ki, ama biz bir şey üretiyoruz ve satmak istiyoruz. Doğal olarak, muhtemelen daha fazla satmak isteyeceğiz. Bunun da yöntemlerinden bir tanesi temiz üretim.”

Prof. Dr. Göksel Demirer konuşmasının ikinci bölümünde geniş bir ürün yelpazesine sahip “Makine ve Metal Eşya Sektörleriyle” ilgili temiz üretim ve endüstriyel simbiyoz örnekleri verdi.

Tuba Budak: Atıklar da bizim için kaynaktır

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü’nden araştırmacı Tuba Budak da, sanayide kaynak verimliliği ve kimya sektöründe iyi uygulama örneklerine yer verdiği konuşmasında, doğal kaynakların verimli kullanılması, atıkların azaltılması ve geri kazanımlarının arttırılarak yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

Tuba Budak, şöyle konuştu:

“Aynı miktarda girdi ile daha fazla çıktı üretmek yani sabit girdi ile çıktı maksimizasyonu yapmak, daha az miktarda girdi ile aynı miktarda çıktı sağlamak, burada da sabit çıktı ile girdi minimizasyonu sağlamak veya üretim sürecinde kayıp veya atıkları azaltmak gerek. Kaynak verimliliği sadece enerjide verimlilik değildir. O sadece kalemlerden bir tanesidir. Kaynak verimliliğine baktığımızda hammadde, enerji kaynakları, üretim için gerekli olan tüm işletme tedarikleri ve atıklar ki bunlar geri kazanılabilen atıklardır. Bunların hepsi bizim için bir kaynaktır ve bunların verimliliğini sağlamamız gerekmektedir.”

Kaynak verimliliğinin hem tüketilen kaynakların miktarı hem de bu doğal kaynakların kullanımıyla ilişkili ekonomik fayda ve çevresel etkilerden ibaret olduğunu dile getiren Budak, “Kaynak kullanımı, ekonomik faydalar ve çevresel etkiler aslında üçü bir arada bir çark şeklindedir. Birinde harekete başladığınız anda diğerleri de bu hareketten etkilenecektir” dedi. Budak, uygulama aşamasının da proses iyileştirme, eko tasarım ile ürünün dayanıklılığı ve ömrünün artırılması şeklinde üç aşamadan ibaret olduğunu söyledi.

Dünya ve Türkiye kimya sektöründen bilgiler aktaran Tuba Budak, şöyle konuştu:

“Türkiye’de kimya sektöründe üretilen ürünlerin yüzde 30’u doğrudan tüketiciye ulaşan ürünler. Bunlar tekstil, ilaç, boya vs. Yüzde 70’i ise diğer sektörlerde hammadde ya da ara girdi olarak kullanılan ürünler. Bunlar da gıda, sağlık, inşaat, aklınıza gelebilecek hemen hemen bütün sektörlerde kimya sektörünün çıktısı onlar için girdi olmuş oluyor.”

Türkiye’nin kimya sektöründe yüzde 3 ihraç eden, yüzde 14 seviyelerinde ithal eden bir ülke olduğunu kaydeden Budak, Türkiye ve dünyada kimya sektöründe başarıyla uygulanan tasarruf uygulamalarından örnekler verdi.

Begüm Hacıyusufoğlu: Peynir altı suyu bile değerli

Boğaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma ve Temiz Üretim Merkezi’nden Fulya Kundaklar konuşmasını merkezin tanıtımına ayırırken, Begüm Hacıyusufoğlu ise, gıda sektörünün alt bölümlerinden olan süt ve süt ürünleri konusundaki temiz üretim uygulamalarını anlattı.

Türkiye’nin süt üretimiyle dünyada 12. sırada yer aldığını anlatan Hacıyusufoğlu, yıllık toplam 126 bin ton süt tüketildiğini söyledi.

Teknoloji modifikasyonu, enerji korunumu, hammaddedeki kimyasal korunum için işlemler ve peynir altı suyundan değerli maddeler kazanarak önemli tasarruf sağlandığını anlatan Hacıyusufoğlu, bunlar yapılırken kalitede hiçbir düşmeye izin verilmediğinin de altını çizdi.

Dr. Emrah Alkaya: 1 Kg kumaş için tüketilen 140 litre suyu 50’ye indirdik

Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı uzmanlarından Dr. Emrah Alkaya, su kaynaklarının daha tasarruflu kullanılması için uygulanan projeler konusunda bilgi verirken, gıda, içecek, metal işleme ve makine, kimya, tekstil ve yüzey kaplama boya sektörlerinde tasarrufun başarıyla sağlandığını söyledi.

Tekstil ve yüzey kaplama boya sektörleri konusunda ayrıntılı bilgi veren Alkaya, temiz üretim konusunda üç farklı amaç belirlediklerini belirterek, “Kimyasal tüketim ve kirletici yükünün azaltılması, boya tüketimi ve uçucu organik birleşiklerin salımının azaltılması ile enerji verimliliği uygulamaları gerçekleştirmekle karbondioksit salınımlarının azaltılması konusunda toplamda 14 öneri geliştirdik” diye konuştu. Her bir başlıkta ortaya çıkan tasarrufu rakamlarla anlatan Alkaya, sadece 1 kg kumaş üretirken ortalama 140 litre su tüketildiğini, ancak uyguladıkları yöntemlerle bunu 50 litreye kadar düşürebildiklerini göstermiş olduklarını söyledi.

Danimarka’dan başarılı “Endüstriyel Simbiyoz” örnekleri anlatıldı

Danimarka Kalundborg Simbiyoz Merkezi’nden Malene Lasthein ve Mette SKOVBJERG, Endüstriyel Simbiyoz uygulamalarıyla ilgili çalışmalardan örnekler verdiler.

Ankara’da da Endüstriyel Simbiyoz uygulanacak

ODTÜ Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Demirer oturumun son bölümünde OSTİM’de endüstriyel simbiyoz projesi ile ilgili bilgiler aktardı.

Demirer, bir biyolojik terim olan simbiyozun endüstrideki kullanılmasının, basit ifadeyle firmaların tek başlarına halledemeyecekleri ama bir araya gelerek halledebilecekleri problemlerin halledilmesi şeklinde tanımlanabildiğini söyledi.

ENDÜSTRİYEL SİMBİYOZ NEDİR?

“Simbiyoz” biyolojik bir terimdir ve iki canlının tek bir organizma gibi birbirleriyle yardımlaşarak bir arada yaşamaları anlamına gelmektedir. Endüstriyel ekoloji ile aynı yaklaşımı işaret eden endüstriyel simbiyoz doğadakine benzer şekilde birbirine yakın iki bağımsız endüstriyel işletme arasında madde ve enerji değişimi olarak tanımlanmıştır. Bu kapsamda, endüstriyel simbiyoz tercihen birbirine fiziksel olarak yakın olup, normalde birbirlerinden bağımsız çalışan iki veya daha fazla endüstriyel işletmenin bir araya gelerek hem çevresel performansı hem de rekabet gücünü artıracak uzun süreçli ortaklıklar kurması ve dayanışma içinde çalışmasını temsil eder. Diğer bir ifadeyle endüstriyel simbiyoz bağımsız işletmeleri, daha sürdürülebilir ve yenilikçi bir kaynak kullanım yaklaşımı çerçevesinde bir araya getirmektedir. Bu ağyapı, malzeme, enerji, su ve yan ürünlerin fiziksel değişimi de dahil olmak üzere, her türlü varlığın, lojistik ve uzmanlık kaynaklarının paylaşımı anlamına gelmektedir. Bu sayede endüstriyel kaynaklı çevresel ve sosyal problemlerin önüne geçmekle kalmayıp aynı zamanda ekonomik getiri de sağlanmış olmaktadır.

Endüstriyel simbiyoz ayrıca, Ar-Ge, inovasyon (yenileşim) ve kümelenme faaliyetlerinin yanı sıra, yeni iş alanları yaratma potansiyeli ile girişimciliği ve bölgesel kalkınmayı da destekleyen bir yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır.

Sonraki yazılar »